top of page

MISIR- PİRAMİTLER- SHARM EL SHEİKH

27 Eyl 2024

4 dakikalık okuma

0

44

0

Mısır'a piramitleri görmek için yaptığımız seyahat, hayatımın en unutulmaz maceralarından biriydi. Kahire’ye indiğimizde, ilk olarak yoğun sıcak hava ile karşılandık; Havaalanından otele giderken piramitleri uzaktan ilk görüşüm, beni oldukça heyecanlandırdı. Mısır'ın tarih kokan atmosferi, binlerce yıllık bir medeniyetin kapılarını aralayacağımı hissettiriyordu.


Ertesi sabah, Gize Piramitleri'ne doğru yola çıktık. Yaklaştıkça, bu devasa yapıtların görkemi karşısında büyülendim. İlk olarak Keops Piramidi'nin önünde durduk. Devasa taş blokların nasıl bu kadar kusursuz bir şekilde bir araya getirildiğini düşündüm. Rehberimiz, piramidin MÖ 2560 yılında inşa edildiğini ve 20 yıldan uzun süren bir çalışmanın eseri olduğunu anlattığında, bu devasa yapının ardındaki emek ve zekâyı hayranlıkla dinledim.


Piramidin içini gezmek de ayrı bir maceraydı. Dar, karanlık koridorlardan geçerken kendimi bir zaman tünelinde gibi hissettim. Her adımda antik Mısır'ın gizemli atmosferine biraz daha daldım. Piramitlerin içinde serin bir hava vardı ve taş duvarlardan yansıyan tarih adeta fısıldıyordu.


Keops’un ardından Kefren ve Mikerinos piramitlerini de ziyaret ettik. Her birinin farklı bir hikayesi, farklı bir atmosferi vardı. Gün batımında piramitlerin önünde oturup manzarayı izlerken, sanki o dönemlere yolculuk yapmışım gibi hissettim. Son olarak, meşhur Sfenks’i görmek için yürüdük. Kocaman bir kedi bedeni ve insan başıyla Sfenks, piramitlerin koruyucusu gibi orada duruyordu. Güneşin batışıyla birlikte silüeti, adeta bir masalın içindeymişim gibi bir his uyandırdı içimde. Mısır'daki bu yolculuğumuz, sadece piramitleri görme serüveni değil, aynı zamanda tarih ve medeniyetin derinliklerine yapılan bir yolculuktu.

Kahirede bulunan Mısır müzesi de çok etkileyiciydi. Kapıdan içeri adım attığımda, karşıma çıkan ilk şey devasa heykellerdi. Her biri, firavunların ihtişamını ve eski Mısır’ın zenginliğini gözler önüne seriyordu. Hemen solda duran, Ramses’in görkemli heykeline baktığımda, binlerce yıl önce bu topraklarda yaşamış insanların izlerini hissedebiliyordum.

İlerledikçe, her adımda yeni bir döneme, yeni bir hikayeye adım attım. Cam vitrinlerin ardında sergilenen mumyalar, ölümden sonraki yaşamın Mısır için ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu. Özellikle, ünlü Kral Tutankhamun’un altın maskesi, adeta gözlerimi kamaştırdı. Maskenin üzerindeki detaylar, işçiliğin ne kadar ince ve özenli olduğunu kanıtlıyordu. Bütün bu zenginlik, eski Mısır’ın ne kadar ileri bir medeniyet olduğunu düşündürdü bana.

Dolaştıkça öğrendiğim her detay, sanki tarihe yapılan bir yolculuktu. Eski papirüsler, firavunların günlük yaşamlarına dair ipuçları verirken; hiyeroglif yazılar, bu eski uygarlığın diline kısa bir bakış sunuyordu. Müzeyi gezerken sadece tarihî bir mekânı değil, binlerce yıl öncesinin yaşamını, kültürünü ve hayallerini ziyaret etmiştim. Mısır Müzesi’nden ayrılırken, eski dünyanın bu büyük hazinesine dair unutamayacağım bir deneyim yaşamıştım.



Kızıldeniz Yolu Üzerinde Yolculuk


Kahire'den Şarm El-Sheikh'e doğru yaklaşık 500 km’lik bir kara yolculuğu yaptık. Yolculuğumuz yaklaşık 6-7 saat sürdü ve bu rota boyunca Sina Yarımadası'nın çöl manzaraları bize eşlik etti. Dağların arasında uzanan çöl yolları, yolculuğumuza mistik ve macera dolu bir hava kattı. Bu arada eğer uçakla gitmeyi tercih ederseniz, yaklaşık bir saatlik bir uçuşla Şarm El-Sheikh'e ulaşabilirsiniz.

Kızıldeniz kıyısında yer alan Şarm El-Sheikh'e vardığımızda bizi bambaşka bir dünya karşıladı. Bu sahil şehri, turkuaz denizi, mercan resifleri, renkli balıkları ve nefes kesen su altı manzaralarıyla ünlü. Şnorkelle dalış veya tüplü dalış yaparak Kızıldeniz’in büyüleyici güzelliklerine tanıklık edebilirsiniz.

Kahire’den Şarm El-Sheikh’e yaptığımız bu gezi, tarih ve doğanın büyüsünü birleştirerek bize unutulmaz bir deneyim sundu. Bu seyahat, antik dünyanın kalıntılarından modern plajların rahatlığına geçiş yaparken, Mısır'ın hem kültürel hem de doğal zenginliklerini keşfetme fırsatı sundu bize.

Şarm El-Sheikh'e gelenlerin vazgeçilmez etkinliği dalış yapmak. Biz dalış için Tiran Adası’na doğru yola çıktık. Suya daldığım anda, bambaşka bir dünyaya adım attım adeta. Dalışta gördüğüm, mercanlar arasındaki rengarenk balıklar, teknenin camlı bölmesinden izlediğimiz köpekbalıkları ve deniz kaplumbağaları muazzamdı. Suyun altındaki bu sessiz dünya, hayatım boyunca unutamayacağım bir deneyimdi.



İSKENDERİYE


Akdeniz’in masmavi sularının kıyısında yer alan İskenderiye’ye doğru yol alırken içimde tarifsiz bir heyecan vardı. Yüzyılların birikimini, kültürünü ve tarihini barındıran bu kadim şehirde atacağım her adımın, geçmişe yapılan bir yolculuk olacağının farkındaydım.


Gezimizin ilk durağı, dünyaca ünlü İskenderiye Kütüphanesi oldu. Adımımı attığımda kalbim daha hızlı atmaya başladı; bir zamanlar bu kütüphanede sayısız bilginin çalıştığını, yüz binlerce kitabın koridorlarında saklı olduğunu düşündükçe büyülenmemek elde değildi. Modern mimarisiyle günümüzde yeniden inşa edilen kütüphane, geçmişle bugünü buluşturan muazzam bir yapıya dönüşmüştü. Geniş okuma salonlarında dolaşırken kütüphanenin sessizliği, kitap sayfalarının fısıltısını duyar gibi olmama neden oldu. Bir an için tarihin sayfalarında kaybolduğumu hissettim; Sokrates, Öklit, Aristoteles ve Ptolemy’nin ayak izlerini takip eder gibiydim.


Kütüphaneden ayrıldıktan sonra bir sonraki durağımız, Qaitbay Kalesi oldu. Bu muazzam yapı, tarihin ve denizin birleştiği bir noktada, sanki geçmişi korumak için dikilmiş bir muhafız gibi duruyordu.



Mısır yemek kültürü


Mısır yemek kültürü, binlerce yıllık bir tarihe sahip olup, hem geleneksel Arap hem de Akdeniz mutfaklarının bir karışımını yansıtıyor. Ayrıca Osmanlı, Levanten, Ortadoğu ve Afrika mutfaklarından da etkiler barındırıyor. Mısır mutfağında kullanılan ana malzemeler genellikle bakliyatlar, tahıllar, sebzeler, balık, et ve baharatlar.


Fül Medames: Haşlanmış baklanın limon suyu, sarımsak, kimyon ve zeytinyağı ile karıştırılmasıyla yapılan bir yemek. Kahvaltıda ekmekle servis edilen bu yemek, Mısır’ın en bilinen yemeklerinden biri.


Taameya (Mısır Falafeli): Nohut yerine bakla ile yapılan bir tür falafel. Kızartılmış ve baharatlarla tatlandırılmış bu lezzet, genellikle pide ekmeğiyle sunuluyor.


Koshari: Makarna, pirinç, mercimek ve nohut gibi malzemelerin üzerine domates sosu, kızarmış soğan ve sarımsaklı sirke sosu eklenerek hazırlanan bir yemek.

Umm Ali: Ekmek kırıntıları, süt, şeker, kuru üzüm ve fındık karışımından yapılan, fırında pişirilen bir tatlı türü.



Konaklama önerisi :


Kahire

Radiant Pyramids View

Abou Al Houl Al Syahi Street 106 Giza Egypt, Giza, 3520608 Kahire, Mısır • Merkeze mesafe 12,0 km


Sharm el Sheikh

Sierra Sharm el Sheikh

Soho Square, Şarm El-Şeyh, Mısır • Merkeze mesafe 8,3 km

Iskenderiye

Alexander House

428 El-Gaish Road, 21532 İskenderiye, Mısır • Merkeze mesafe 7,5 km • Plaj kenarı







27 Eyl 2024

4 dakikalık okuma

0

44

0

İlgili Yazılar

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.
bottom of page